Gecenin sabaha yakın bir anıydı, hava öylesine soğuktu ki operasyona çıkmış olan mehmetçiklerin, yün içliklerine rağmen soğuk ciğerlerine işliyordu. Akşamın ilk saatlerinden beri zor koşullara aldırmadan can hıraş bir mücadele sürdürüyorlardı. İşte tam da o sırada patlayan silah sesleri arasında Çorlu'lu kıvırcık Hasan sırtından yediği hain kurşunla sarsıldı ve yere yığıldı. O acıyla "yandım anam" diye haykırdı. Hasan'ın acı dolu gür sesi kurşun yağmurlarının arasında kaybolup gitti. Sırtından yediği kurşunun göğsünü delerek çıkmış olduğunu anladı. Az önce göğsünde hissettiği ıslaklığın genç damarlarından akan kan olduğunu gördü, sağ eliyle tutmakta olduğu silahını usulca bırakarak kanamakta olan yarasının üzerini tuttu. Hasan aldığı yaranın onu biraz sonra şehitlik mertebesine erdireceğini anlayarak, çaresizlik içerisinde kendisini bulunduğu yerden biraz daha kuytuya sürükleyerek orada yaralı bedenini kendi haline bıraktı. Sağ eli hala sol göğsündeki kanayan yerin üzerindeydi. Bütün gücünü toplayarak gözlerini açmaya çalıştı ama zaten karanlık olan havanın yanı sıra acı ve kan kaybından buğulanan gözleri hiç bir şeyi seçemiyordu. Ortalık toz duman olmuş Hasan'ın silah arkadaşları her biri bir yerde çatışma içinde Hasan'ı fark edememişlerdi. Hasan, hayatının baharında yaşama ve sevdiklerine veda etmek üzere olduğunu artık iyice anlamıştı. Gözlerinden boşalan yaşların göğsünden sızan kana karıştığını hissederek mırıldanmaya başladı.
"Anam, benim canım anam. Çok kötü vuruldum, az sonra şehadet şerbetini içeceğim, garip anam. Sakın ardımdan ağlama, benim oğlum şehit oldu, ben şehit anasıyım diyerek gurur duy. Sakın ağlama! "şehitler diridirler" dinimiz böyle söyler demez miydin sen. Ben senin ağladığını hissedersem o zaman kahrolurum işte. Annem, canım çok yanıyor! keşke yanımda olsan da üflesen acıyan yerimi. Bir de şu an da ne isterdim biliyormusun güzel anam, başımı dizlerinin üzerine koyup saçlarımı okşamanı. Ben daha hayata doymadım ki anneciğim, ne sana ne de kara gözlü yavukluma. Ne hayallerim, ne umutlarım vardı. Çok üşüyorum annem çok soğuk. Karanlıklara doğru gidiyorum, bedenimi hissedemez oldum artık. Annem, anneciğim bu ayrılık çok ani oldu. Ben daha seni ne kadar çok sevdiğimi söyleyememiştim ki. Seni çok seviyorum annem hem de çok. Annem, canım annem, garip annem, acı haberimi aldığında yüreğinden kopan feryadı duyar gibiyim. Sakın ağlama benim için, ben artık şehadet şerbetini içtim. Meleklerin kanatlarındayım. Yemyeşil uzanan bir yerlere doğru gidiyorum. Vadedilen yerler olmalı burası.hakkını helal et annem,hakkını helal et. Bu can bu vatana feda olsun. Vatan sağ olsun canım anam, vatan sağ olsun...
- Yorum yazmak ve yorumları görebilmek için giriş yapın veya kayıt olun


