| Son Şiirleri |
|---|
| YAŞANMIŞLAR ZAM |
Beklerken karanlık gecelerin gün doğumunu,
Yine hüsrandı işte, yine hayal kırıklığı...
Beklemek vardı ya hani sabırsızca umutla,
Bilmeden umutlarının yıkılacağını.
Hani beklemek vardır ya çaresizce,
Karları delerek güne kavuşmak isteyen,
Bir kardelen misali: Oysa perde germişler sanki
Duvar örülmüş gün doğumunun önüne,
Yansımıyor ışığı da, ısısı da nedense?
Eller açılmış gökyüzüne, yalvarıyordu o.
Tanrım bu ne yıkılmışlık, bu ne tufan?
Savurdu sevgilileri, sevdaları duyulmaz oldu,
Duyulmaz oldu yürek seslenişleri onun.
Nerede hani beklenen sevgili?
Hani nerede söylenen sözler?
Hepsi gün batımında kaybolan güneş gibi,
Bekleyen karıştı karanlığına gecenin,
Kavuşamadı aydınlığına güneşin.
Tam tutmuştu elleriyle ellerinden, güvenmişti ona,
Yaslanmıştı ulu çınarın gövdesine yaslanır gibi,
Isınmıştı bedeni, sıcacık sevgi dolu sarılışlarda, dokunuşlarda.
Ama birden şimşekler çaktı, Kararttı gün gibi aydınlanan gecesini!
Bir anda kasırgalar koptu yüreğinde,
Buz tutmuştu, üşümüştü, yüreği pare pare dağılıyordu,
Bakışları yoktu sevdalının,
O,yüreğini delip geçen bakışlar yoktu artık!
Sislerin ardında kalmıştı seven yürek,
Kayboluyordu umutsuz seslenişleri,
Duyulmuyordu yakarışları, serzenişleri,
Kara bir perde iniyordu ilk kez gözlerinin önüne,
Duygularının önüne kara, kapkara kalın bir perde!
Hayır, hayır perde değil bu!
Kalın taşlarla örülmeye başlanmış taş bir duvar.
Kocaman bir silgi zamanın elinde, silmeye
Çalışıyordu yaşanmışları ve geçmişi, tabi silebilirse?
- Yorum yazmak ve yorumları görebilmek için giriş yapın veya kayıt olun


