Dağlar Başında
 

Duman duman bir sis basmış dağ başını

Sabahın ilk ayazında ordayız biz.

Alaca şafakta yolu tutmuştuk,

Sarmaş dolaş ulu çamların arasındayız şimdi

Yorgunluğumuzu yenmek için çay içiyoruz.

Şair Oyhan’ın doğma türküleri titretti sabahı

İlk ayazın soğuk izleri Abdullah’ın yüzünde

Necati’nin çıntar çıntar diyen sesi yankılandı

Sonbaharı karşılamaya durmuş kirazlığın düzünde

Sözlükçü Yaşar dalıp gitmiş bir kelimenin ardında

Dağlar aşıyor, yaprak uçlarında dolaşıyor

Aşır Tunca yeni şiirine başlamanın derdinde

Sabahın ilk ayazında adım adım Ovacık elinde

Kâh mantar çıntar peşinde, tilkimen sevdasında

Yürüyoruz, zaman tin tin eden bastonlarımızın ucunda

Yanık sevda türküleriyle kuşlar düşmüş peşimize.

Şair Oyhan tutulmaz ela gözlü bir civan,

Sözlükçü Yaşar’ın boynunda efe yağlığı

Aşır Tunca yine en öndeki Necati’nin izinde

Terzi Abdullah’ın iki elinde birer baston

Zorlu yokuşta en geride kalmış yine.

Dağlar, duman kesmiş sisli dağlar

Sizde ne sihirler, ne periler var.

Dağın ardında bir dağ daha, bir dağ daha

Geçit vermez uçurumlar,

Uçurumlar!

Oyhan Hasan Bıldırki

7 Aralık 2011

Salı, Şubat 7, 2012 - 23:32
User offline. Last seen 14 hafta 6 gün ago. Kapalı
Üyelik tarihi: 09/10/2011