DİYARDAN DİYARA
 

Eğer bir gün mızrap tele vurursa,
Diyardan diyara ulaşacağım,
Uzun hava, barak, hoyrat ne varsa,
Diyardan diyara dolaşacağım…

Adana yolları tele vuracak,
Muş’un yokuşları dili yoracak,
Edremit’ten Van’a köprü kuracak,
Diyardan diyara dolaşacağım…

Artvin’de Ata’dan bar olacağım,
Erzurum’da dadaş soluyacağım,
Egeden efeler toplayacağım,
Diyardan diyara dolaşacağım…

Trabzon’dan horon vuracak tele,
Ormancıdan ağıt düşecek dile,
Karacaoğlan dan Aşık Veysel’e,
Diyardan diyara dolaşacağım…

Ak göğsünde yâri bulacak elim,
Ben gibi coşacak, taşacak selim,
Gurbete hasreti katarken telim,
Diyardan diyara dolaşacağım…

Do-re-mi-fa derken, içim coşarken,
Canan için beste olup taşarken,
Gönül dostlarıyla dağlar aşarken,
Diyardan diyara dolaşacağım…

Ankara’dan misket olup coşarak,
İstanbul’dan çağa damga vurarak,
Sakarya’dan destan olup akarak,
Gönülden gönüle ulaşacağım,
Diyardan diyara dolaşacağım…

----------------------Mehmet Kurnaz
------------------------15.12.2007

Cuma, Temmuz 18, 2008 - 00:27
User offline. Last seen 2 gün 13 saat ago. Kapalı
Diyardandiyara.com editörü (yönetici)Köşe Yazarı
Üyelik tarihi: 01/02/2010